Karaağaç B. No: 14 Adapazarı / SAKARYA

Bu Ekmek Kadayıfını Yapmayı Başarabiliyor musunuz?




Yüzyıllık Gelenek, Eşsiz Bir Şifa: Kömür Ateşinde Taraklı Vişneli Ekmek Kadayıfı

Sevgili dostlar, bugün sizlere sırrını saklamadığımız, her lokmasında ayrı bir emek ve sevgi barındıran unutulmaz bir lezzetin hikayesini anlatacağız: Kömür Ateşinde Taraklı Vişneli Ekmek Kadayıfı.

Bu sadece bir tatlı tarifi değil; içinde dostların sohbeti, yükselen ilahilerin huzuru, çocuklara aktarılan bir miras ve buram buram tüten odun kokusu var. Hazırsanız, bu lezzet yolculuğuna hep birlikte çıkalım!

Pandemide Doğan Özel Bir Reçete

Bu lezzetin arkasında büyük bir emek ve sabır gizli. Tatlımızın kökeni Afyon’a dayansa da, bu özel vişneli reçeteyi pandemi döneminde tam 7 ay boyunca gece gündüz çalışarak, denemeler yaparak geliştirdik. Afyon’daki kıymetli ustalarımıza ve Şükrü kardeşimize Sakarya’dan kucak dolusu selamlar göndererek söyleyelim; bu reçete tamamen buraya, bize has.

"Her işi ehline vermek lazım..." diyerek çıktığımız bu yolda, asırlık gelenekleri yaşatmaya devam ediyoruz. Tatlımızda 100 yıl önceki gibi ne doğalgaz ne de elektrik kullanıyoruz; sadece odun kömürünün o saf ısısıyla pişiriyoruz.

Adım Adım Lezzet Tablosu: Vişneli Ekmek Kadayıfı Nasıl Yapılır?

Bir resim tablosu gibi işlediğimiz tatlımızın yapılış sırlarını ve püf noktalarını sizler için derledik:

1. Malzemelerin Doğallığı

Bu tatlının en büyük sırrı doğallığında. İçinde hiçbir yapay renklendirici veya katkı maddesi bulunmuyor. Rengini ve o mayhoş tadını tamamen Sakarya Taraklı’nın, Mahtumlar köyünün o yüksek rakımlı, mis kokulu dağ vişnelerinden alıyor.

2. Kömür Ateşinde Ağır Ağır (Püf Noktası!)

Ekmeğimizi özenle kestikten sonra kömür ateşinin üzerine alıyoruz. Kömür ateşinde pişen kadayıf, dışarıdan gelen o hafif is kokusunu içine çeker ve bambaşka bir aromaya kavuşur. Yaklaşık 2 saat boyunca közde ağır ağır, demini çeke çeke pişmesi gerekiyor.

3. Şekeri "Emzire Emzire" Dökmek

Taktiklerin en önemlisi ise şekerleme aşaması. Yaklaşık 2 kilo 750 gram toz şeker kullanıyoruz ancak asla hepsini birden dökmüyoruz! Eğer şekeri birden boşaltırsanız ekmek şişmez ve sertleşir. Tıpkı Karagöl’e kar yağıyor gibi, şekeri yavaş yavaş, "emzire emzire" kadayıfa yediriyoruz. Kıvamı yakalamanın tek yolu bu sabırdan geçiyor.

4. Son Dokunuş: Vişnelerin Buluşması

Vişnelerimizi de kademeli olarak ekliyoruz. Şerbetle birlikte kaynayan vişnelerin yanına, pişme sürecinin sonuna doğru kalan vişneleri de ilave ediyoruz ki yerken o gerçek vişne tanelerinin tadı damağa gelsin.

Aşk İle Koşan Yorulmaz!

Tatlımız ateş üstünde demini alırken, kıymetli Gökhan Hocamızın da eli değdi, tatlımız daha da bereketlendi. Hocamızla birlikte "Kabe'de hacılar Hu der Allah..." ilahisini mırıldanarak, Neşet Ertaş’ın o güzel sözünü yad ettik: "Aşk inen goşan yorulmaz."

Biz de işimizi aşkla, sevgiyle yapıyoruz. Sevginin girmediği hiçbir yemekten hayır gelmez.

Picasso Yanında Halt Etmiş: Musa Usta’nın Tablosu Hazır!

2 saatin sonunda vişneli ekmek kadayıfımız tam kıvamına geldi. Rengiyle, parlaklığıyla adeta canlı bir sanat eseri! Misafirlerimiz bazen "Şeker komasına girmeyelim usta?" diye takılıyorlar ama Taraklı'nın o dağ vişnesinin verdiği mayhoşluk, şekerin ağırlığını öyle güzel dengeliyor ki tam bir şifa kaynağına dönüşüyor.

Şimdi servis zamanı! Üzerine Taraklı'nın o şahane dağ vişnelerinden de ekleyerek tabağımızı süslüyoruz.

Bu eşsiz, yüz yıllık geleneksel lezzeti yerinde tatmak ve bizimle bir bardak çay eşliğinde sohbet etmek isterseniz sizleri Köfteci Hacı Bekir’e bekliyoruz efendim.

Yazımızı beğendiyseniz, bu lezzet yolculuğunu dostlarınızla paylaşmayı ve YouTube kanalımıza abone olarak bizlere destek olmayı unutmayın! Sağlıcakla ve lezzetle kalın...

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için çerezleri kullanıyoruz. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Çerez Politikası